ARALIK AYI REPERTUARI



PRÖMİYER


07.05.2022 / 20,00’de

 
MARTI


Yazan: Anton Pavloviç Çehov

Yöneten: Nela Vitoşeviç 
Dramaturji: Viktoriya Rangelova
Sahne tasarımı: Kostantin Trpenoski  
Kostüm tasarımı: Roze Trayçeska – Ristovska
Işık tasarımı: Vasil Hristov
Afiş tasarımı: Damyan Momirovski
Fotoğraf: Kire Galevski
"Martı" tiyatro ve aşk hakkında bahseden bir  dramadır. Bu eserde Çehov, kaçırılan hayatları, talihsiz kaderleri, karşılıksız aşkları olan, yaşayamadıkları ya da yaşamadıkları yaşam koşullarının nasıl başa çıkılacağı , içine yerleştirilmiş bir karakterler zincirinin olduğu hayatın geçiciliğin atmosferini komik bir şekilde aktarıyor. Oyunda bu karakterlerin derinliklerine inmeye ve iki önemli konuyu "Martı"ya çağdaş bir bakış getirmeye çalıştık: iki kuşak arasındaki (yaşlı ve genç) çatışma ve karşılıksız aşk. Yaşlı kuşakların gençlerin hayallerini yıkmada nasıl bir rol oynadığı ve içimizdeki çocuğu nasıl öldürdüğü sorununa önem verdik. 
Bu dramı öğrencilik günlerimden beri çok seviyordum ve hep birlikte büyük bir hevesle üzerinde emek vererek çalıştık.
Nela Vitoseviç
Yönetmen
Oynayanlar:

İrina Nikolayevna Arkadina Trepleva:
Nesrin Tair  

Konstantin Gavriloviç Treplev:
Hakan Daci / Osman Ali 

Pyotr Nikolayeviç Sorin: Cenap Samet
Nina Mihaylovna Zareçnaya:
Stefaniya Naçevska / Suzan Akbelge

Maşa: Ebru Musli
Boris Alekseyeviç Trigorin: Selpin Kerim
Yevgeni Sergeyeviç Dorn: Metin İbrahim
Semyon Semyonoviç Medvedenko: Neat Ali
"Bir dram oyunu yazdığınızı hayal edin. Tiyatronun talep ve ihtiyaçlarıyla sık sık karşılaşsam da zevkle yazıyorum. "Güçlü bir ustalık şekilde başladım ve dramatik sanatların kurallarına aykırı olarak bir piyano ile bitirdim." (A.P. Chekhov, "Martı" için arkadaşı Suvorin'e yazdığı bir mektupta, 1895)
Çehov'un eserleri hakkında ortaya çıkan soru, oyunlarda neden klasik bir drama hikayesi olmadığı değil de , neden dram hikayesine ihtiyaç duymuyorlar?.
Çehov sadece kendisi için dramatik olanla ya da kendi içindeki önemsiz olan ile ilgilenmez, öncelikle bu iki tür olay arasındaki ilişkiyle ve bunların sürekli çarpışması, iç içe geçmesi, karşılaşması ile elde edilenlerle ilgilenir.
Bu yüzden Çehov, sonuçlardan çok karakterler arasındaki ilişkiler ve karakterler ile çevre arasındaki ilişki, yaşadıkları gerçeklikle ilgilendiğinden, eserlerinin ilk imajına katılamayız. hiçbir şey olmuyor, aksine Çehov'da gereğinden fazla şey oluyor.
Çehov'un oyunlarının sonu ne nihai bir tanım ne de nihai bir yargıdır. Tiyatro eserinin sonu, oditoryumda ışıklar sönene kadar havada süzülen bir sırdır.
Viktoriya Rangelova
Dramaturg




Üsküp Türk Tiyatrosu, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski'nin takdim ettiği Liyakat Nişanı’na layık görüldü  

27 Mart 2022 Dünya Tiyatro Günü


Bu yıl 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi tiyatro eleştirmeni
ve çevirmen Seçkin Selvi tarafından kaleme alındı.


Merhaba dostlar,

Binlerce yıl önce her türlü araç gereçten yoksun mağara insanı dünyanın
rahmine tutunup doğanın adlandıramadığı güçlerine karşı yaşam savaşı
verdi. Teknolojinin bütün olanaklarına sahip olan günümüz insanları ise,
kendi yarattıkları araç gereçlerle, maddi manevi hırslarına tutunarak
dünyayı ve doğayı yok etme yoluna gidiyor ve birbirlerine karşı yaşam savaşı
vermek zorunda bırakılıyorlar. 

Mağaradaki insan gündüz yaptığı avı akşam duvarlara resimler çizerek ve
bedenini kullanarak diğerlerine anlatıyordu. Tiyatronun doğuş öyküsünü
o günlere bağlıyoruz; çünkü o insanlar hareketle anlatma yoluyla bir
kültürü kendilerinden sonraki kuşaklara aktarıyorlardı. 

Çünkü tiyatronun asal işlevi anlatmaktır, insanların mutluluğu, refahı,
sağlığı ve en önemlisi barışı için deneyimlerini, bildiklerini, gördüklerini
kendi çağının kültürüyle yoğurarak sonraki kuşaklara aktarmaktır.

Çünkü tiyatro, metni ile edebiyatı, koreografisiyle bale ve dansı, dekoru
kostümüyle resim, heykel gibi görsel sanatları, müziği, kısacası tüm
sanatları kendisinde bütünleştirerek insanlığa ulaştıran tek sanat dalıdır. 

Çünkü tiyatro, düşünce özgürlüğünü yok etmek isteyen baskıları, ırkçılığı,
ister çocuk yaşta evlendirerek ister öldürerek işlenen kadın cinayetlerini,
işkenceyi, devlet hazinesinden başlayan soygunların vatandaşların cebine
kadar uzandığı düzenleri, doğaya ve doğanın düzenine yapılan saldırıları
insanlığın gözleri önüne serme işlevini üstlenir.

Çünkü tiyatro insanlığın dünyaya açılan gözüdür. Tiyatronun kapanması
demek dünyaya gözümüzü kapatmak demektir; kültürlerin aktarım zincirini
kırıp atmak demektir. İki yılı aşkın bir süredir, Covid-19 pandemisi
yüzünden tiyatrolar aylarca kapalı kaldı, bu durum yalnızca dünyaya
gözümüzü kapatmakla kalmadı, ekonomik nedenlerle birçok tiyatro, hem de
en genç, en umut veren, en yaratıcı topluluklar perdelerini kapatmak
zorunda kaldılar.

Dünya Tiyatro Günü’nün yer aldığı Mart ayı ise, dünyanın çeşitli yerlerinde
yıllardır sürdürülen savaşların acılarına Karadeniz kıyılarından gelen
bomba sesleriyle bebek çığlıklarını ekledi. Tarihteki büyük savaşlar,
1. ve 2.Dünya savaşları, Vietnam savaşı, Bosna savaşı, sayısız kurtuluş
savaşı ve savaşımı nasıl tiyatro aracılığıyla insanlığın ortak belleğine
işlendiyse, hiç kuşkusuz yeni savaşlar ve saldırılar da bir gün sahnede
yerini alacaktır. Çünkü tiyatro o ortak belleği sürdürebilmek için bütün
bunları anlatmak zorundadır. İnanıyorum ki tiyatronun da katkısıyla ortak
belleği besleyerek, insanlarla, halklarla, ülkelerle el ele tutuşup omuz
omuza vererek insanca yaşanan ortamlarda dünya sanatçılarını
alkışlamaya devam edeceğiz.  

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü o umut ve inançla kutluyorum.

Seçkin Selvi
Автор на македонската порака: Д-р Ана Стојаноска, театролог

По повод Светскиот ден на театарот 

Драги колешки и колеги, уметници на театарот, неговите движечки атоми,
неговите витези и пркосници! Театарот постои откога постои човекот. Во секој од нас се крие еден изведувач и тоа прво го чувствуваме, а потоа го освестуваме. Сакаме да играме, да создаваме приказни, да прикажуваме, да вознесуваме и да сме вознесени, да се радуваме, да пркосиме, да...
До денес тој порив, тој оган и пркос не исчезнал иако некогаш се притајувал
и се криел поради различни причини: општествени, политички, лични, здравствени, религиозни... Ви благодарам на честа, јас, како писателка, професорка, театролог да проговорам за театарот на овој ден! Затоа што театарот е најубавата уметност што постои! Затоа што театарот постои само
во мигот додека го гледаме и тука е скриена таа магична моќ, во тие неколку часа да бидеме некој друг свет, некоја друга вистина, некоја друга приказна. Затоа што кога ќе се изгаснат рефлекторите, светот што го исткал театарот исчезнува и засекогаш се вгнездува во нашата меморија. И толку.

Живееме предизвик од време, живееме изместено и од координатите на општото добро, но и од координатите на личните достигнувања. Не само пандемијата туку и промените во светот, животот, дома, придонесе и на театарот да му се измести комоцијата. Како и секогаш, кога имало вакви разбурботени времиња, театарот се обидувал да се снајде. Театарот е пиреј. Преживува и преживеал сѐ. Не само болести, војни, уништувања, 
туку и печатот, радиото, телевизијата, видеото, дури и интернетот.
Театарот ја носи во себе интимната човекова доблест – да се снајде!
Исто колку што ја носи и таа да се спротивставува (на која повеќето забораваме). Театарот е гласот на отпорот во миговите кога сите
други гласови се замолчени. Затоа е многу важно да го чуваме.
Нам, што нѐ припитомил театарот, задача ни е да сме гласни и
кога другите молчат, да кажеме кои факти се неточни, на кое место минатото на театарот е фалсификувано. Затоа што и тоа се случува. И денес. И кај нас.

Бидејќи ние го создаваме театарот – писателите, режисерите, актерите, костимографите, кореографите, музичарите, сценографите, дизајнерите
на светло, видеоуметниците, сите активно вклучени театарски луѓе, но, и публиката, критичарите, театролозите, професорите од театарските школи, академии и факултети, на нас е и одговорноста, да го чуваме театарот, да
му овозможиме да се снајде и да преживее и во вакви времиња.
Затоа сакам да порачам да бидеме похрабри, драмските автори и 
писателите да пишуваат поотворено, похрабро, помоќно, режисерите да
не си седат комотно во комфорните зони, актерите да се предизвикаат
себеси и да направат уште поголеми изведби. Најважно од сѐ, публиката, критиката, театролозите, професорите да се искрени пред себе и пред театарските уметници, да се говори јавно, отворено, да се критикува, но
не да се критизира, да се инспирира, да се отвораат можностите, да не се
дозволува еден или двајца луѓе да креираат програма на една театарска заедница, да се даде шанса на сите што ја заслужуваат, затоа што ние сите
му требаме на театарот. Ние, што го сакаме и сакаме со него да го
збогатиме светот во кој живееме! Да ни е жив театарот, да му е
силен гласот, да му е цврсто местото и да ги полни гледалиштата
и физичките и дигиталните, да ја разменуваме енергијата, да ја пренесуваме емоцијата, да е посилна катарзата!


Д-р Ана Стојаноска, писателка, професорка, театролог

Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski Liyakat Nişanı’nı Üsküp Türk Tiyatrosu’na takdim etti / 25.03.2022

AYLIK REPERTUAR

15. 12. 2021 Çarşamba/ 19.30`da
 

PRÖMİYER


KADIN TERZİSİ

Georges Feydeau’ya göre

Yönetmen: Sinişa Evtimov
Sahne ve kostüm tasarımı: Aleksandar Noşpal
Kostüm tasarımı asistanı: Аngela Bogeska
Türkçe’ye çeviri: Bilge Emin
Oynayanlar:

Burhanedin İbrahim
Jale Osmani
Selpin Kerim
Neat Ali
Nesrin Tair
Ebru Musli
Yetkin Sezair
İnes Radonçiç
Suzan Akbelge

PRÖMİYER

23.10.2021 Cumartesi / 14,00’te
Çocuk oyunu

RAPUNZEL

GRİMM  Kardeşler


Yöneten ve uyаrlayan: Cabir Doko
Sahne tasarımı:
Tatyana Blajevska Hristoska   
Kostüm tasarımı:
Roze Trayçeska - Ristevska


Oynayanlar:
Cadı: İnes Radonçiç
Genç Kadın: Ebru Musli
Genç Erkek: Yetkin Sezair
Rapunzel: Jale Osmani
Prens: Metin İbrahim
Dragon: Din İbrahim

PRÖMİYER

01.10.2021 / 19.30’da  Cuma
VİŞNE BAHÇESİ

Yazan: Anton Pavloviç Çehov
Yönetmen: Vladimir Milçin
Sahne tasarımı: Krste S. Cidrov  
Kostüm tasarımı: Mariya Pupuçevska

Oynayanlar:
Lubov Andreyevna Ranevskaya:
Bedia Begovska
Anya:  Emine Halil
Varya: Nesrin Tair  
Leonid Andreyeviç Gayev: Elyesa Kaso 
Yermolay Alekseyeviç Lopahin: Cenap Samet   
Pyotr Sergeyeviç Trofimov: Selpin Kerim  
Boris Borisoviç Simeonov Pişçik: Neat Ali 
Şarlotta İvanovna: Suzan Akbelge
Semyon Panteleyeviç Yepihodov: Osman Ali
Dunyaşa: Slagyana Vuyoşeviç
Firsa: Ziba Radonçiç 
Yaşa:  Hakan Daci
Yoldan Geçen: Erman Şaban

AYLIK REPERTUAR

17.06.2021 /  20 h
Perşembe  
MUHTEŞEM FLORENCE


P. Quilter, N. Martin, J. Kogan, B. Krayçevska,
D. Miloşevska - Popova göre  

Reji: Dragana Miloşevska – Popova

Yazan ve dramaturg: Bilyana Krayçevska
Türkçe çeviri: Bilge Emin
Dekor tasarımı: Tatyana Blajevska Hristoska 
Kostüm tasarımı: Roze Trayçeska - Ristevska  
Kompozitör: İrena Popovik – Dragovik
Koreografi: İgor Kirov
Vokal koçu: Gonca Bogoromova Krapovski 
Korrepetitör: Zoran Stanişik

Oynayanlar
Bedia Begovska - Florence Foster Jenkins
Cenap Samet -  anlatıcı Earl Wilson – gazeteci ve müzik eleştirmeni, Arturo Toscanini,  Carlo Edwards, ve Dr. Herman 
Selpin Kerim - Sent Clair Bayfield (Florence’in eşi, menajeri, ve oyuncu) 
Yetkin Sezair  - Cosme McMoon (piyanist ve Florence’in korrepetitör’ü)
Ebru Musli - Kathleen Widerlich (oyuncu –Bayfield’in kız arkardaşı, Lily Pons – opera sanatçısı ve seyirci bir kız)   
04.06.2021 / 20.00’de 
Cuma

SİYAH BAKİRELER
  
Feridun Zaimoğlu ve Günter Senkel'in "Siyah Bakireler" oyununa göre,
J.V. Goethe'nin "Doğu-Batı Divanı",
Katerina Momsen’nin "Goethe ve İslam"
ve Kuran’a göre

Yöneten ve uyarlanma: Besfort İdrizi
Koreografi: Krenare Nevzati - Kerry
Kostüm tasarımı: Roze Trayceska Ristovska  
Müzik: Cengiz İbrahim
Kameraman: Besfort Imami
Video düzenleme: Betim Zekiri

Oynayanlar (görünüm sırasına göre):
Selpin Kerim
Osman Ali
Hakan Daci
Yetkin Sezair 
İnes Radonçiç 
Emine Halil
Ebru Musli
 
Filiz Ahmet, Neat Ali ve Slagyana Vuyoşeviç (video)

PRÖMİYER

24.02.2021 Çarşamba 19h

Oyunun Tekrarı 26.02.2021 Cuma 19h
MUHTEŞEM FLORENCE


P. Quilter, N. Martin, J. Kogan, B. Krayçevska, D. Miloşevska - Popova göre  

Reji: Dragana Miloşevska – Popova

Yazan ve dramaturg: Bilyana Krayçevska
Türkçe çeviri: Bilge Emin
Dekor tasarımı: Tatyana Blajevska Hristoska 
Kostüm tasarımı: Roze Trayçeska - Ristevska  
Kompozitör: İrena Popovik – Dragovik
Koreografi: İgor Kirov
Vokal koçu: Gonca Bogoromova Krapovski 
Korrepetitör: Zoran Stanişik

Oynayanlar
Bedia Begovska - Florence Foster Jenkins
Cenap Samet -  anlatıcı Earl Wilson – gazeteci ve müzik eleştirmeni, Arturo Toscanini,  Carlo Edwards, ve Dr. Herman 
Selpin Kerim - Sent Clair Bayfield (Florence’in eşi, menajeri, ve oyuncu) 
Yetkin Sezair  - Cosme McMoon (piyanist ve Florence’in korrepetitör’ü)
Ebru Musli - Kathleen Widerlich (oyuncu –Bayfield’in kız arkardaşı, Lily Pons – opera sanatçısı ve seyirci bir kız)   

PRÖMİYER

21 Kasım 2020 Cumartesi  saat 16.00'da


SİYAH BAKIRELER


Feridun Zaimoğlu ve Günter Senkel'in
"Siyah Bakireler" oyununa göre,
J.V. Goethe'nin "Doğu-Batı Divanı",
Katerina Momsen’nin "Goethe ve İslam"
ve Kuran’a göre


Yöneten ve uyarlanma: Besfort İdrizi
Koreografi:
Krenare Nevzati - Keri
Kostüm tasarımı:
Roze Trayceska Ristovska  
Müzik: Cengiz İbrahim
Kameraman: Besfort Imami
Video düzenleme: Betim Zekiri

Oynayanlar:
Selpin Kerim
Osman Ali
Hakan Daci
Yetkin Sezair 
İnes Radonçiç 
Emine Halil
Ebru Musli 
Filiz Ahmet

Neat Ali ve Slagyana Vuyoşeviç
(video)

 

PRÖMİYER

08.10.2020 Perşembe saat 20.00'de
YASTIK ADAM

Yazan: Martin MCDONAGH
Yöneten: Sibel ABDİU
Dramaturji: Sibel ABDİU
Yapımcı: Slobodan TRAJKOSKİ
Sahne tasarımı: Ujza ZHURİ
Kostüm tasarımı: Diellza MİNCİ
Görüntü yönetmeni: Fisnik HALİLİ 

Oyuncular:
KATURİAN: Hakan DACİ
MİCHAİL: Din İBRAHİM
ARİEL: Burak RAHMAN
TUPOLSKİ: Yetkin SEZAİR
ANNE: Nesrin TAİR
BABA: Selpin KERİM
KÜÇÜK KIZ: Fjolla MUSLİU

Yapım: Machina Production, Pik Production ve
MK Türk Tiyatrosu Üsküp

Haberler

Milli Kurum Türk Tiyatrosu - Üsküp'ün 70'ïnci yıl ... 23.7.2020 Milli Kurum Türk Tiyatrosu - Üsküp'ün 70'ïnci yıl dönümünü kutlama sevincini yaşıyoruz. Ayrıntılara bakınız
70 YIL önce, MK Üsküp Türk Tiyatrosunda “Şüpheli Ş... 9.7.2020 Bugün, 70 YIL önce , Üsküp Türk Tiyatrosunda “Şüpheli Şahız”- ilk resmi oyununun galası gerçekleşmiştir. 20 Ocak 1950 y... Ayrıntılara bakınız
ПОРАКА НА СНЕЖАНА КОНЕСКА РУСИ ПО ПОВОД СВЕТСКИОТ ... 27.3.2020 Глумците заминуваат...сире!....Тивко-бучно, тајно-јавно...случајно или намерно, ненадејно или правно, се откинуваат од м... Ayrıntılara bakınız
Tüm yeni haberler

Zaman Tünelimizin 80'li ve 90'lı yılların bazı oyunlarımızdan seçilmiş sahne görüntüleri.



 
  • ANTIGONA, yönetmen Kemal Kocatürk
  • BALERIN, yönetmen Branko Brezovec
  • DÖVMELİ CANLAR, yönetmen Vasil Hristov
  • ESKİ FOTOĞRAFLAR, yönetmen Duşan Naumov
  • KAFKAS TEBEŞİR DAİRESİ, yönetmen Yücel Erten
  • KASTA DİVA, yönetmen Branko Brezovec
  • HAMLET, yönetmen Branko Brezovec
  • LUNA PARK, yönetmen Kemal Lila
  • PİTİYANIN ÖLÜMÜ, yönetmen Domınik Meyer
  • YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ, yönetmen Kenan Işık
  • YUNUS EMRE, yönetmen Raik Alnıaçık

70 yıl varlığı

Bugün, 70 YIL önce , Üsküp Türk Tiyatrosunda “Şüpheli Şahıs”- ilk resmi oyununun galası gerçekleşmiştir.
"Şüpheli Şahıs"  1950, Yazar-Branislav Nuşiç, Çeviri-Şefki Mahmut

Yönetmen: Abduş Hüseyin

Oyuncular:
Jika – EKREM ZEKERİYA, BEHİÇ SADULLA
Goko – FİKRET DEMİR
Çorbacı Miladin – ZİYA BEKİR
Yerotie Pantiç – ŞEFKİ MAHMUT
Anga – YILDIZ AHMET
Marika – SUNA MAHMUT
Vika – SEZA OKÇOGLU
Tasa – MUSA HALİM
Milisav – ŞERAFETTİN NEBİ
Aleksa Yuniç – ABDUŞ HÜSEYİN
Yoso – FAİK HASAN
 

AYLIK REPERTUAR - MART

Festivaller

“Voydan Çernodrinski” Festivali, МONOGRAFİ tanıtımıPirlepe, 13.06. 2016

GALERİ