ÜÇ KIZKARDEŞ

Anton ÇEHOV’un ÜÇ KIZKARDEŞ metnin’den esinlenerek 

Yöneten: Vasil HRİSTOV 
Sahne tasarımı: Vasil HRİSTOV
Kostüm tasarımı: Roza TRAYCESKA RİSTOVSKA 
Müzik seçimi: Vasil HRİSTOV
Afiş tasarımı: Cenap SAMET

OYNAYANLAR:
Naci ŞABAN
Cenap SAMET
Emine HALİL
Erman ŞABAN
İnes RADONÇİÇ
Jale OSMANLİ
Neat ALİ
Osman ALİ
Selpin KERİM
Suzan AKBELGE
Yetkin SEZAİR

Konduvit: Erdinç RUŞİD 
Suflör: Neriman ŞENGÜLER 
Organizatör: Şenhan ZEKİR

Müdür: Nesrin TAİR

Dekor sorumlusu: Zekiriya  ABDİ
Sahne teknisiyenleri: İzudin BEGOVİÇ, Mehmet İSMAİL, Suat RAHMAN,  
                            Cengiz HALİL, Bülent HASAN 
Ses: Emrah CEMAİL
Işık tasarımcısı: Aleksandar ATANASOVSKİ 
Işık: Bekir KUBUR, Orhan MEHMET
Aksesuar: Tankut İBRAHİM
Garderob: Mualla SALİHİ, Muhamed BAKİOVSKİ
Makyaj: Sevim KERİM
Bu proje Makedonya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı desteği ile gerçekleşmiştir
Produksiyon MK Türk Tiyatrosu, 21 Haziran 2019

Anton Çehov’un yazdığı ‘Üç Kızkardeş’ oyununda, diğer yazdığı oyunlarına göre ciddi bir değişim söz konusu. Bu değişim de, ‘bireyin toplumdaki özgürleşmesi yönünde değil, toplumun özgürleşme hayali yönündedir. Ve bu hayalle yaşarken, düştüğü çıkışsızlık durumu. Hatta savaştan önce başlayan bir çıkışsızlık bu.’ 
Çıkışsızlığı, değişime duyulan ihtiyacın vurgulanması ve tekrar edilmesiyle görüyoruz. Değişime duyulan ihtiyaç, bizlerle her an var olsa bile, sadece ifade edilen, ama uygulamaya geçemeyen bir şey olarak var. 
Değişimin yaşanmaması, beraberinde acı çekmeyi getiriyor. Her karakter bu durumu hem birey olarak, hem de ait olduğu toplumsal sınıf olarak yaşıyor. Sessiz bir biçimde ölmek. Herkesi kapsayan bu hayattan istifa etmek.   
Sessiz bir biçimde „ölmek“, bizlere çok önemli iki soru sordurttuyor: Umutsuzluk durumunun suçlusu kim? Eylemsizlik ertelenen bir intihar mı? İntihar etmek bir eylem mi? Rahatsız edici sorular. 
Cevaplar ise, umutsuzluk durumundaki kendi hatalarını kabul etmemekte yatıyor. Ve diğerinin eylemsizliğinde hatayı bulmaya çalışmakta. Çocuklar, ailelerin davranışları yüzünden cezalandırıldı mı? Ebeveynlerin yaşadığı hayat, çocuklarının geleceğini belirliyor mu? Çocuklar, doğduğu andan itibaren rehin mi?! Özgür irade var mı? İzin verilmiş mi? Bireyin buna hakkı var mı?
Çehov’un karakterleri, cevapları bulmaya çalışıyor. Bazen, cevap elinin ucunda olsa bile, tek bir yerde gömülmüş oluyor. Sabit. 
Kendi özgürleşme  imkan(sız)lığında „Zevk alıyorlar“.  
Dramaturg 
Viktorıya Rangelova
Tercüme: Bilge Emin 

GÖSTERİSİNDEN GÖRÜNTÜLER